Hipnozun, Bilişsel ve Davranışçı Terapi'de Kullanımı

Kişinin düşüncesini, davranışını ve bunlardaki değişimi açıklamak üzere tarih içerisinde farklı psikoterapi ekolleri ortaya çıkmıştır. Bu teorilerin birlikte kullanımlarının etkinliği artırdığının gözlemlenmesi ile birlikte, zaman içerisinde eklektik ve integratif kullanım için girişimler yapılmıştır. Terapilerin birbirlerine en çok asimilatif entegrasyon yolu ile eklendiği görülmektedir. Asimilatif entegrasyon, host teorinin üstüne yeni ve diğer terapi yöntemlerinin eklenmesidir. Farklı teori ekolleri genellikle çıkış zamanları hesaba katılarak “dalgalar” şeklinde anılmaya başlanmıştır. Temelde iki çeşit dalgadan bahsetmek mümkündür. Bunlardan ilki bir psikoterapi ekolünün kendi içinde yaşadığı ayrışmaya bağlı olarak ortaya çıkarken, ikincisi ise daha genel ve o anki tüm psikoterapi ekollerini etkileyerek bir farklılaşmaya yol açar. Çıkış zamanlarına göre o anki dönemi etkileyen ana dalgalanmalara bakacak olursak 3 temel dalgadan söz etmek mümkündür;

  • 1. Dalga: Klasik Freudian Psikoanaliz
  • • Patolojinin, geçmişte yaşanan ve bilinçaltına atılan travmatik yaşantılardan kaynaklandığına inanılır.

  • 2. Dalga: Bilişsel-Davranışçı Terapiler
  • • Kendi içinde yaşadığı dalgalanma sonucunda önce davranışçı sonra da bilişsel yaklaşım olmak üzere iki temel teori üstüne otururlar

    • Şimdiki zaman odaklı; yaşanılan sıkıntıyı çözmek için geçmişe odaklanmanın gerekmediğini; şu an problemi sürdüren faktörlerin önemli olduğu vurgusu hakimdir.

  • 3. Dalga: Farkındalık Temelli CBT, ACT, Hipno-BDT, DBT, Pozitif Psikoterapi vb.
  • • Şimdiden geleceğe doğru yönelim vardır. Nedenlerden çok (psikopatoloji) çözümlere (bireyin güçlü yönlerine, problem çözme becerilerine ve iyi hissetmeye) odaklıdır

    • 1. ve 2. dalga, tamamen teori dayanaklıyken 3. dalga psikoterapiler bireye özgü bakış açısını benimser; kişinin kaynaklarına, dünya görüşüne göre terapi modeli oluşturulur

3. Dalga psikoterapilerden olan Hipno_BDT kapsamında hipnoterapi, daha çok iyi hissetmeyi arttırma aracı olarak kullanılır. Hipnoterapi teorisine göre, birey kendi kendine imajinatif negatif telkinler vererek, negatif oto-hipnoz yapar ve kötü hisseder; hipnoterapist, bireyin oto-hipnoz ile yarattığı senaryoyu, telkin ve hipnotik zihin yapısı oluşturarak yeni ve pozitif bir senaryoyla değiştirir. Diğer bir değişle, kötü hissetmek için kullandığı mekanizma, bireyin iç-iyileştirici kaynakları harekete geçirilerek, kendi lehine pozitif senaryo oluşturması için kullanılır.

Bir örnekle açıklamak gerekirse, kişi sunum yapmadan önce sunumunun kötü geçtiği, kimsenin kendisini beğenmediği, sesinin titrediği ve başarısız-rezil olduğu bir senaryoyu zihninde canlandırıp bu konu ile ilgili bir görüntü oluşturduğunda kaygılı hissetmeye başlar. Hipnoterapi ile kişinin kendi kendine oluşturduğu bu imajinasyonun yerine kendisini güvenli hissedeceği ve sunumun istediği gibi sonuçlanacağı görüntüsünü oluşturması sağlanmaktadır. Üzerinde konuşularak birlikte kararlaştırılan yeni senaryoyu pozitif telkinlerle kişinin imajine etmesi sağlanarak, sunum ile ilgili hissettiği duyguların istenilen duygularla değiştirilmesi hedeflenir.

Bilişsel-Davranışçı Terapi’de, sıkıntı ve gerginliklerin o anda otomatik olarak oluşan düşünceler ile bağlantısı araştırılır. Bu kurama göre, karşılaşılan durumlarla ilgili olarak bir takım düşünceler oluşur. Bu düşünceler, kişinin durumu algılamasını ve yorumlamasını içerir. BDT, karşılaşılan durumlar ya da problemlerden çok kişinin dünyayı, insanları ve olayları yorumlama biçiminin kötü hissetmeye neden olduğu ve bu kötü hisetmeyi devam ettirdiği temeline dayanır. Bilişsel-Davranışçı Kuram’a göre, olumsuz hisler yaşanılan olayın kendisinden çok o olayı “yorumlayış biçiminden" kaynaklanır.

Bilişsel- Davranışçı Kuramda, kişinin temel inançları ve bunlarla ilişkili olarak çalışan düşünce sistemi, incelenip sorgulanarak durumla ilgili “şimdi ve burada” gerçekliği temel alınarak düşüncelerin alternatiflerinin üretilmesi, değiştirilmesi ve genişletilmesi heedeflenir.

Bilişsel-Davranışçı Hipnoterapi’de ise, kişinin tehdit algısı karşısında aklına otomatik gelen negatif imajinasyonun, hipnotik zihin yapısı oluşturularak bilişsel yöntemlerle sorgulatılması ve terapötik telkinlerle yeni ve rasyonel senaryonun imajine edilerek alt-bilince yerleştirilmesi hedeflenir. Hipnotik zihin yapısının oluşturulması sadece çok hafif bir indüksiyon ile de yapılabildiğinden klasik hipnoterapi’ye göre Hipno_BDT’nin uygulama alanı çok daha geniştir.

Bilişsel-Davranışçı Hipnoterapi'nin Bazı Kullanım Alanları

  • Anksiyete hali
  • Benlik saygısı problemleri
  • Uyku bozuklukları
  • Obezite ve yeme bozuklukları
  • Girişkenlik eğitimi
  • Eğitim
  • Pozitif psikoloji (iyi hissetme)
  • Sporcu ruh sağlığı ve motivasyonu
  • Post-Travmatik Stres Bozukluğu (PTSB)
  • Panik Bozukluk
  • Depresyon
  • Bağımlılıklar (sigara vb..)
  • Sosyal fobi ve diğer fobiler
  • Psikosomatik hastalıklar
  • Çocuk Psikiyatrisi
  • Ağrı Tedavisi, Analjezi/Anestezi

Bu sitede yer alan eserler 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu 14, 15, 16, 17 ve internet ortamında yayın yapma ile ilgili diğer maddeler kapsamında korunmaktadır. İnternet ortamında umuma arz tarihi; 17-11-2016, Eser Sahibi; Prof. Dr. Atilla Soykan, Doç. Dr. Psk. Çiğdem Soykan, Dr. Psk. Filiz Özekin Üncüer. Eser sahibinin yazılı izni olmadan bir kısmı veya tamamı çağaltılamaz, yayınlanamaz, eğitim ve benzeri amaçlarla ve diğer amaçlarla kullanılamaz. Mevzuat için http://www.telifhaklari.gov.tr/Genel-Sorular linkini inceleyebilirsiniz.